Yürütmenin Durdurulması Kararlarına Karşı Vergi İdaresinin Yaklaşımı

Davacının talep etmesi halinde, Mahkemeler tarafından vergi idarelerince tesis edilen işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmektedir. (2577 Sayılı Kanun Madde 27/2)

Ancak yürütmenin durdurulması kararlarının yerine getirilmesi yönündeki yazılı ve sözlü taleplerin, vergi idareleri tarafından, kararın kendilerine tebliğden sonra bir işlem yapılamayacağı anlamına geldiği, buna göre de karar verilene kadar tesis edilen işlemin daha sonradan geriye alınmasının söz konusu olmadığı gibi , tamamen keyfi, haksız ve hukuka aykırı bir yaklaşımla uygulanmak istenilmediğine ve bu suretle de, karşı tarafın maddi ve manevi birtakım zararlara katlanmak zorunda kaldıklarına şahit olmaktayız.

Oysa 2577 Sayılı Kanun’un 28. maddesinin 1. fıkrasında; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Ancak, haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar hakkında, bu kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem tesis edilir.” Hükmü yer almaktadır.

Buna göre; idarenin, yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların icaplarına göre, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur edilmesinden ve üstelik bunun için de uygulayıcıya en fazla 30 günlük bir sürenin verilmiş olmasından, vergi idareleri tarafından iddia edildiği gibi, karar verilene kadar idare tarafından tesis edilen işlemlerin daha sonradan geriye alınmayacağı anlamını çıkarmak mümkün değildir.

Bunun aksini düşünenlere, öncelikli olarak Kanun’daki bu 30 günlük bir sürenin ne anlama geldiğini sormak gerekir.

Kuşkusuz bu süre, idare tarafından karar verilene kadar tesis edilen işlemin daha sonradan geri alınması için ihtiyaç duyacağı süreden öte bir anlamı yoktur.

Bunun aksi için ise, zaten ortada idare tarafından sonradan geri alınması gereken bir işlemin varlığından da söz edilemeyeceğinden idareye olduğu noktada durması için 30 günlük bir süre verilmesinin bir anlamı olmazdı.

Şayet bu keyfiyette ısrarcı olunursa, yine aynı Kanun maddesinin 3. fıkrasına göre; idare aleyhine Danıştay ve ilgili idare mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabileceğini, 4. fıkraya göre de; kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açılabileceğini, önemle belirtmek gerekir ki hiçbir keyfi uygulama, kimsenin yanına kar kalmasın.


Sevgi ve Saygılarımızla,
12.01.2016

İbrahim ÇİFTCİ
Yeminli Mali Müşavir

Sami OKUTAN
S.M.Mali Müşavir

457 kişi tarafından görüntülenmiştir.

BİZE ULAŞIN

HD Hisar Denetim

Merkezefendi Mah. Mevlana Cad.Tercüman Sitesi A-7 Blok Kat:7 Daire:31 Cevizlibağ / Zeytinburnu / İstanbul

Tel : 0(212) 679 09 43

Faks : 0(212) 679 09 46

E-Posta : info@hdhisardenetim.com.tr

HİZMETLERİMİZ

SOSYAL MEDYA

© Copyright 2019 HD Hisar Denetim